RSS

Dünya-Ahiret- Dengesinde Zenginlik ve Yoksulluk

06 Ara

K [04] Dünya-Ahiret- Dengesinde Zenginlik ve Yoksulluk, Ensar Neşriyat, İstanbul 2007.

 

Yayıncı: Ensar Neşriyat

Yazar: Cemal Ağırman, Doç. Dr.

Kategori: Ensar Kitaplığı

ISBN: 978-9944-152-92-1

Sayfası: 270

Ebat: 21.5-15

Baskı: İstanbul 2007

 

Kapak Yazısı
 

İnsanoğlunun hayatı, dünya ve âhiret olmak üzere iki safhayı kapsar. Önce yaşanan dünya hayatı geçici, sonra gelen âhiret hayatı ise ebedîdir. Bu sebeple ölüm, gerçekte bir son değil; dünya hayatından âhiret hayatına bir geçiştir. Orada elde edilecek her şey dünyada yapılanların karşılığıdır. Bu sebeple hayatın bu ilk safhasında dünya-âhiret dengesini kuramayanlar, her hâl ü kârda ziyandadırlar.

Önsöz

Yüce Allah insanoğlunu “en şerefli varlık” olarak yaratmış; buyruklarına uyup irâdesini egemen kılmak ve yeryüzünü imar etmek üzere onu halife tayin etmiş; yerde ve gökte ne varsa her şeyi onun hizmetine sunmuştur.

İnsanoğlunun hayatı, dünya ve âhiret olmak üzere iki safhayı kapsar. Önce yaşanan dünya hayatı geçici, sonra gelen âhiret hayatı ise ebedîdir. Bu sebeple ölüm, gerçekte bir son değil; dünya hayatından âhiret hayatına bir geçiştir. Orada elde edilecek her şey dünyada yapılanların karşılığıdır. Bu sebeple hayatın bu ilk safhasında dünya-âhiret dengesini kuramayanlar, her hâl ü kârda ziyandadır.

Bilgi ve ekonomi, dünya arenasında her zaman egemen güç olmayı sürdürmüştür. Bilgi olmadan üretim olmaz; ekonomik güç olmadan da bilgi üretilemez. Ekonomik güç bilgiyi, bilgi de ekonomik gücü üretir. Her iki açıdan da zayıf olan toplumlar, güçlü toplumların hegemonyası altında yaşamaya mahkûmdur. Ekonomik güç olmadan inanç ve fikirler de onurlu bir şekilde hayatta kalamaz; varlıklarını sürdüremez. Devletler, askerî güçler, toplumlar ve bireyler, ekonomik güçle ayakta durur; dinî inançlar hayatiyetlerini onunla sürdürür. Ekonomik zenginlik her türlü mücadelede, müstakil bir güç olarak etkin rol oynadığı gibi diğer güçlerin de omurgasını oluşturur. İslâm’ın ilk yıllarında Hz. Peygamber ve arkadaşlarına, günümüzde de bazı ülkelere uygulanan ekonomik ambargolar, ekonomik gücün tarih boyu ne denli etkin ve caydırıcı bir güç olarak kullanıldığının açık bir göstergesidir. Geçim, eğitim, sağlık, din, kısaca her şey ekonomik güce bağlıdır. Yüce Allah insana zekâtı, haccı, kurbanı, infakı emretmekte, ona daha pek çok malî mükellefiyetler yükleyerek bu sorumluluklarını yerine getirebilmesi için yeri ve göğü hizmetine sunduğunu bildirmektedir. Bu gerçek apaçık ortada iken gerek halk dilinde gerekse dinî literatürün bir kısmında hadis/peygamber sözü diye, zenginliği dışlayıp yoksulluğu yücelten bazı rivayetlerin nasıl yer aldığına şaşmamak elde değildir. Bunların bir kısmı zühd adına hadis diye ortaya atılmış; bir kısmı ise zâhidâne bir söz olarak ortaya çıkmış; daha sonra kasıtlı veya kasıtsız hadise dönüştürülmüş; bir kısmı da sırf Müslümanlar güçlenmesin, hep zayıf kalsın, ekonomik bir güç hâline dönüşmesin diye kasıtlı olarak uydurulmuş sözlerdir. Hâlâ Anadolu insanında hacca gidip gelen bir insanın teraziye el süremeyeceği inancı mevcuttur. Oysa asıl teraziyi, daha hassas davranması umulan hacıların tutması gerekmez mi?

Bu tür rivayetler pek çok Müslümanın ticaretten uzak kalmasına sebep olmuş; zengin olup diğer insanlara yararlı olmak yerine, sadece geçinecek kadar gelir elde etmekle yetinilmiş; bunun adına da kanaat denmiştir. Kürsülerden halka hep hayır kuruluşlarına yardım etmeleri, maddî katkı sağlamaları istenmiş; ancak,, çalışıp kazanmaları yönünde hiçbir telkinde bulunulmamış; aksine, hep az ile yetinmeleri tavsiye edilmiştir. Aslında, kendine yetecek kadar kazançla yetinmek, kanaatten ziyade; sadece, kendini düşünen egoistçe bir tutuma dönüşmüş, kazanmak sadece içe dönük geçim için yeterli olanla sınırlandırılmış; başkaları için kazanmak hiçbir zaman hedef olarak tayin edilmemiş veya sunulmamıştır. Oysa zekât, sadaka, infak, Allah yolunda her türlü harcama yapmak ‘ben merkezli’ değil; dışa dönük ‘öteki/onlar merkezli’ çalışmayı hedef göstermektedir. Zühd edebiyatı yaparak veya dünya kötülenerek zenginlik bir musibet olarak takdim edilmiş; maalesef çalışıp kazanmak, kazandıkça da başkalarının menfaatine yararlı işlerde harcama yapmak gibi ulvî hedefler göz ardı edilmiş ya da gözden kaçmıştır. Hâlbuki, Kur’an’da kötülenen dünyanın imanî bir boyutu vardır ve kötü olan ahreti ihmal ettiren dünyevileşmektir. Eğer zenginlik bizatihi tehlike farz edilecek olsaydı bunun hakkı bilen ve ona riâyet eden Müslümanın elinde tehlike olmaktan çıkıp rahmete dönüşmesi gerekmez miydi?. .

Bu konuyu ele almamıza Deniz Feneri Derneğinin İstanbul’da 31 Mayıs 1 Haziran 2003 tarihleri arasında düzenlediği Yoksulluk Sempozyumu’nda sunulan bir tebliğ sebep oldu. Tebliğde İslâm dininin yoksulluğu teşvik ettiği tezi savunulmuş; dinleyicilerin çoğu bu teze karşı çıkmıştı. Tebliğ sahibi ilahiyatçı değildi. Birtakım referanslar vererek İslâmî literatürde yoksulluğu yücelten ifadelerin yer aldığını söylemişti. Orada bulunan herkes bu kanaatlerin İslâm’ın tezleri olmadığını, yanlış yorum ve kabullerden kaynaklandığını ifade etmişti. Bu tebliğ beni bu konu üzerinde çalışmaya sevk etti. İslâm’ın yoksulluk ve zenginliğe bakışı nedir? İslâmiyet, yüzü sadece âhirete bakan bir din midir? Bu konuları irdelemeye karar verdim. Az da olsa, İslâm’ın bu meseleye bakış açısını ortaya koyabildiysem kendimi bahtiyar sayacağım.

Bu çalışmamızda bir nebze de olsa bu gibi meseleleri tartışmaya çalışacağız.

Çalışmamızı dünya, âhiret, zenginlik ve yoksulluk ekseninde ele almaya çalıştık.

Dört ana bölümden oluşan çalışmanın giriş kısmında insanın mala olan düşkünlüğü, mal edinme arzusu, İslâm’ın hedeflediği yaşam tarzı, değer yargı anlayışı ve ekonomik adalete verdiği önem üzerinde durduk.

Birinci bölümde âyet ve hadisler ışığında İslam’ın dünyaya bakışını ve konuyla ilgili bazı rivayetleri inceledik.

İkinci bölümde âyet ve hadisler ışığında âhireti ve âhiretle ilgili bazı rivayetleri inceledik.

Üçüncü bölümde âyet ve hadisler ışığında İslâm’ın zenginliğe bakışını, çalışmaya verdiği önemi, zengin olmanın gerekliliği ve gerekçeleri üzerinde durduk; konuyla ilgili bazı rivayetleri inceledik.

Dördüncü bölümde de yine âyet ve hadisler ışığında yoksulluk ve yoksullukla ilgili bazı rivayetleri tahlil ederek yorumlamaya çalıştık.

Çalışmamız kısmen konulu kısmen de bir tahric ve tahlile dayalı çalışmadır.

Tahric ve tahlilini yaptığımız rivayetlerin sıhhatleri konusunda öncelikle âlimlerin görüşlerine yer verdik; gerektiğinde metin tenkidi ve muhteva tahlili de yapmaya çalıştık.

Muvaffakiyet Allah’tandır.

Doç. Dr. Cemal AĞIRMAN

18. 07. 2006

 ***

İ ç i n d e k i l e r

KISALTMALAR

ÖNSÖZ

GİRİŞ

GENEL BİLGİLER

A- İNSAN VE MALA DÜŞKÜNLÜĞÜ

B- İNSANIN MAL EDİNME ARZUSU

C- İSLÂM’IN HEDEFLEDİĞİ YAŞAM TARZI

D- İSLÂM’IN DEĞER YARGI ANLAYIŞI

E- İSLÂM’IN EKONOMİK ADALETE VERDİĞİ ÖNEM

BİRİNCİ BÖLÜM

KUR’AN VE SÜNNETE GÖRE DÜNYA

I- KUR’AN VE HADİSLERE GÖRE DÜNYA

A- SÖZLÜKSEL ANLAM

B- TERİMSEL ANLAM

C- ÂYETLERE GÖRE DÜNYA

D- HADİSLERE GÖRE DÜNYA

E- ZÜHD VE HZ. PEYGAMBER’İN DÜNYA HAYATI

1-Kavram Olarak Zühd

2-Tasavvuf Ehline Göre Zühd

3- Hadis Literatüründe Zühd

a) Buhârî

b) Müslim

c) Tirmizî

4-       Hz. Peygamber’in Zühd Hayatı

5-       Değerlendirme.

 II- DÜNYA İLE İLGİLİ BAZI RİVÂYETLERİN TAHLİLİ

III- DEĞERLENDİRME

İKİNCİ BÖLÜM

KUR’AN VE SÜNNETE GÖRE ÂHİRET

I- KUR’AN VE HADİSLERE GÖRE ÂHİRET

A- SÖZLÜKSEL ANLAM

B- TERİMSEL ANLAM

C- ÂYETLERE GÖRE ÂHİRET

D- HADİSLERE GÖRE ÂHİRET

E- ÂHİRETİ DÜNYAYA TERCİHİN ANLAMI

F- ÂHİRETİ DÜNYAYA TERCİH SEBEPLERİ

G- ÂHİRETE İMAN VE SERVET İLİŞKİSİ

II- AHİRETLE İLGİLİ BAZI RİVÂYETLERİN TAHLİLİ

III- DEĞERLENDİRME.

 

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

KUR’AN VE SÜNNETE GÖRE ZENGİNLİK

I- İSLÂMİYETE GÖRE ZENGİNLİK

A- SÖZLÜKSEL ANLAM

B- TERİMSEL ANLAM

C- İSLÂMİYETİN ZENGİNLİĞE BAKIŞI

1. Maddî Zenginlik

2. Zenginliği Öne Çıkaran Bazı Rivayetler

3- Zenginliğin Fakirlikten Üstün Kabul Edilmesi

4. Gönül Zenginliği

5. Kanaat Ve Önemi

6. Servet Yığmanın Yasak Olması

7. İsrafın Yasak Olması

8. Malı Zayi Etmenin Mahiyeti ve Hükmü

9. Mal Ve Servetin Bir Sınav Olması

10. Mal Hırsına Karşı Nefsi Terbiye Etmenin Önemi

D- ZENGİN OLMAYI GEREKTİREN SEBEPLER

1. Farz/Vacip Olan Malî İbadetler

a) Zekât

b) Hac

c) Kurban

d) Fıtır Sadakası

e) Cihad

2. Nafile Olan Malî İbadetler

a) Sadaka

b) İnfak

ba) İnfakın Dinî Boyutu

bb) İnfakın Ahlâkî Boyutu

bc) İnfakın Kalitesi

bd) İnfakın Sınırı

3. Malî Sorumluluklar

D- ÇALIŞMAYA VERİLEN ÖNEM

1. İnsanın Halifeliği

2. Kulluk Bilinci Ve Şükür

3. Salih Amel Anlayışı

4. Rızık Peşinde Koşmanın Fazileti

5. Boş Vakti Değerlendirmenin Önemi

6. Helâl Kazanç Elde Etmenin Fazileti

7. Veren El Olmanın Gerekliliği

8. Güçlü Olma Zorunluluğu

9. Çalışmayı Açıkça Teşvik Eden Hadisler

II- ZENGİNLİKLE İLGİLİ BAZI RİVÂYETLERİN TAHLİLİ

III- DEĞERLENDİRME

 

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

KUR’AN VE SÜNNETE GÖRE FAKİRLİK

I- İSLÂMİYETE GÖRE FAKİRLİK/YOKSULLUK

A- SÖZLÜKSEL ANLAM

B- TERİMSEL ANLAM

C- ÂYETLERE GÖRE FAKİRLİK

D- BAZI RİVAYETLERDE FAKİRLİĞİN ZENGİNLİKTEN ÜSTÜN

     KABUL EDİLME MESELESİ

E- HZ. PYGAMBER’İN FAKİRLİKTEN ALLAH’A SIĞINMASI

F- YOKSULLUĞUN OLUMSUZLUKLARI

1. İnsan Onurunu Zedelemesi

2. Dînî Duyarlılıkları Yok Etmesi

3. Kötü Duyguların Gelişmesine Sebep Olması

G- FAKİRLİĞİN BİR SINAV OLMASI

 II- FAKİRLİKLE İLGİLİ BAZI RİVÂYETLERİN TAHLİLİ

III- DEĞERLENDİRME

SONUÇ

BİBLİYOGRAFYA

İNDEKS

***

 
Yorum yapın

Yazan: Aralık 6, 2007 in Genel

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: